RSS

Düşük IQ, kalp ve damar hastalıklarında risk faktorü olarak 2. sırada yer alıyor.

12 May

Yapılan son araştırmalar, düşük IQ nün kalp ve damar hastalıklarına sebep olduğunu ortaya çıkardı.

Kalp ve damar hastalıklarının nedenleri arasında birinci sırada sigara, ikinci sırada ise düşük IQ  geliyor. Bu araştırma ile birlikte, düşük IQ’nün risk faktörleri arasında, fazla kilo ve yüksek tansiyonundan bile daha tehlikeli olduğu ortaya çıkmış oldu.

Düşük IQ ile Kalp-damar hastalıkları ve buna bağlı olarak ölümlerin araştırıldığı bu çalışma „European Journal of Cardiovascular Prevention and Rehabilitation” dergisinde yayınladı.

Britischen Medical Research Council“ tarafından finanse edilen, 20 yıl önce başlatılmış olan ve hala devam etmekte olan bir projeye kapsamında 1145 erkek ve kadının belirli aralıklarla kalp damar, tansiyon, kilo ve IQ leri düzenli ölçülüyor ve çıkan sonuçlar düşük IQ ile kalp damar hastalıkları arasındaki yoğunluğa dikkat çekiyor.

Bu arastirmadan çıkan en önemli sonuç:  Düşük IQ = Kalp damar hastalıklarından erken ölüm. (1)

İki görüş:

  1. IQ’sü düşük olan insanların kaliteli yaşam bilincinin olumaması ve buna bağlı olarak sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olan sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi konulara ilgi duymaması, kalp damar hastalıklarına hatta genç yaşta ölüme davetiye çıkarıyor.
  2. Almanya Bad Krozinge kentinden kardiolog Professor Helmut Gohlke’in araştırmasına göre, düşük gelir seviyesindekilerin ölüm riski, aynı yaşta ve yüksek gelir seviyesindekilere göre 2,5 kat daha fazla.

Uzun yaşam için süper zeki olmaya gerek yok ama bilinçli bir yaşamı sürdürecek gerekli eğitimin ve disiplinin olması şart. Düşük IQ lüler sanırım bunu beceremiyorlar. (M.Saltürk)

IQ Seviyesi nasıl belirlenir?

Tek tip IQ testine bağlı olarak yapılan IQ ölçümleri zekâ konusunda yeterli derecede ayrıntılı bilgi vermemektedir.  Gerçek anlamda zekâ seviyesi ancak çok yönlü yapılan IQ  testlerinden elde edilen „g“ değeri ile belirlenmektedir. „g“ değerinin yüksek çıkması, beyni oluşturan „beyaz ve gri hücrelerin oranı ile ilgili bir durumdur. IQ testlerinde yüksek „g“ değeri olan kişilerin beyinlerindeki gri hücre hacminin oldukca yüksek olduğu bilinen bir durum.

Gri hücreler, sinir hücrelerinin bağlantı yerlerinde bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar, zeki insanların beyninde daha fazla sinir hücresi ve buna bağlı olarakta daha fazla gri hücre bulunduğunu göstermektedir. (2).

Gri hücrelerin  fazlalığı beyin hacminin büyük olması anlamına gelmektedir ki, bundan da şöyle birşey çıkmaktadır; Büyük beyin, yüksek zekâ ve yüksek IQ dır(Büyük beyinli aptallar ve küçük beyinli zekiler hariç).

Zekâ kalıtsal mı ? : Evet, zakâ bir yere kadar kalıtsaldır.

Ne kadar çok sinir hücresi varsa, sinir hücrelerinin baglanti yerlerindeki Gri hücre miktarı da o kadar fazladır

Yapılan  kapsamlı IQ testlerinde “g” değerinin yüksekliği veya düşüklüğü beyindeki Gri hücre miktarına bağlı olduğunu gösteriyor Fazla gri hücre demek, yüksek “g” değeri demek, yani bir yerde yüksek IQ demek…, fakat “g” değeri her şey değil. Zekâ oluşumunda genlerin yanı sıra aile ve çevrenin de etkili rol oynadığı biliniyor. Ayrı ailelerde büyüyen ikizlerle yapılan IQ testlerinde ailelerin de zekânın belirlenmesinde önemli rol oynadığını  ortaya koymustur.

Zekâyı belirleyen birçok gen vardır, bunlardan biride sinir hücrelerinin sayısını belirleyen 2. Kromozom üzerindeki ASPM genidir.

Zekâyı şöyle düşünmek gerek; Eğer zekâyı bir fotograf makinası gibi düşünecek olursak, fotoğraf makinasındaki hafıza kartının büyüklüğü genlerimiz ile belirleniyor. Yani beynimizin kapasitesi genlerle ilgili. Ama hafıza kartının fotograf ile doldurulması aile, eğitim, arkadaş çevresi ile ilgili.

Genetik olarak dahi olabilecek bir beyne sahip bir çocuk eğer iyi bir eğitim alacak ortamdan mahrumsa, büyük bir ihtimalle tüm hayatını ortalama veya onun altında bir yeteneğe sahip olarak geçirecektir.

Bir an için söyle düşünelim; Einstein tesadüfen Afrikada ilkel bir kabilede doğmuş ve okuma yazma öğrenecek bir okuldan mahrum olsaydı, Einstein hiçbir zaman Einstein olmayacaktı. Belkide köyünün dışına çıkmadan, günleri avcılık ve toplayıcılık yaparak gecirecekti.

IQ oluşumunda, yaklaşık olarak %50 genetiksel, %25 ailesel, %25 sosyal çevre etkilidir (3).

Mehmet Saltürk

++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltürk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++

Orijinal Makale

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 12. Mayıs 2011 in Allgemein

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: